Sunday, 13 March 2011

kadınlar..

annem gibi..

annem de beni böyle beklerdi balkonda.. soğuğa aldırmadan.. mont, kaban giymeden o soğuklarda.. neden böyle olmak zorunda kadınlar? neden beklerken soğuğa dirençliler anlamadım hiç. belki sevgidir ya da beklenenin gelecek olmasıdır onları ısıtan.. 

evet çok özlüyorum..


[bu blogda yer alan yazılar atıfda bulunulması kaydıyla alıntılanabilir ve yeniden yayımlanabilir.]

Tuesday, 1 March 2011

düşlere..

it's hard to tell, what you're goin' through
you kept your feelings locked inside of you
open your heart, and chances are,
what you're feelin', i'm feelin' too

biz susarız, başkalarının şarkıları konuşur bazen, sesleyemediklerimizi yabancı sözcüklerde sesler birileri, bizden habersiz.

sadece ben değildim hayaller kurup, düşler gören. (sanırım?) işte beni şimdi o hayallere götürür müsün? ellerimden tutup.


hold me, just for a moment
hold on, to the dreams that we had


[bu blogda yer alan yazılar atıfda bulunulması kaydıyla alıntılanabilir ve yeniden yayımlanabilir.]

Sunday, 27 February 2011

Ben senin misafirin değildim. | Elveda Rumeli

izlemediğim, izleyemediğim bir dizi var ya da vardı (artık yayınlanmıyor olsa gerek) hem yayınlandığı zamanlarda hem de şimdilerde ne zaman bir anketde ya da konuşmada geçse Türk Dizileri ile ilgili bir konu ve eğer Süper Baba ile Yeditepe Istanbul yoksa sayılanlar arasında oyum hep o diziden yana oluyor. izlemediğim, oyuncularından sadece birinin kim olduğunu bildiğim bir dizi.

konusunu adından ve sağda solda gördüğüm görsellerden çıkarabiliyorum.  Bir gidişi, bir dönemi anlatıyor "sanırım". bir yurdu terk etmeyi anlatıyor olsa gerek. jarnana'yı dinler gibi oluyorum adıonı her duyduğumda, konusu geçtiğinde. pek alakası yoktur ama hani soruyor ya Jarnana'da "... elin neyle dolu, güzelim kahküllüm?" ve yanıt alıyor hani "senin verdiğin yüzükle, mis kokulu gülüm ..." böyle bir sevinin bitişi gibi geliyor bana o dizinin konusu, önyargı elbette.

mutlaka içinde bir bölümünde, bir yerlerinde Mavrovadan çıkan sümbül olmalı, "yedi da sene mapus da yatsam alacam seni" yoksa hak etmez o adı. ki o adı ile hiç izlememiş benim için ilk 3 Türk Dizisinden biridir.

bitola'ya (Manastır) da uğramış olmalı, "ben senin misafirin değilim" demiş olmalı yoksa nasıl olur da bir Sürgün'ü anlatır? anlatabilir? ben senin misafirin değildim Kayseri, Sezar'ın yurdu, yurdum.. ben senin misafirin değildim şimdi el oldum. oysa nasıl da yalın ayak koşmuştum toprağında, sebillerinden, çeşmelerinden nasıl da kana kana su içmiştim. nereden nereye..

Eylül'ün sonuydu.. gece 2'de servis gelecek alacaktı beni evin önünden. çok uzun süre bir daha dönemeyeceğim önsezisi vardı içimde. anam, babam ve kardeşim her gidişimde olduğu gibi benimle indiler aşağı, benimle beklediler. son kez olduğunu bilerek sarıldım onlara, en azından çok uzun bir süre için son kez. 2010'du hala görmedim babamı ve kardeşimi. işte benim için özeldir o dizi.. sadece adı ile. evden çıkarken fısıltıyla seslediğim "elveda ev", anama babama kardeşime sarılırken içimden seslediğim "elveda anam", "elveda babam" "elveda zaferim, kardeşim" cümlecikleri gibi içime oturuşundan severim ben o diziyi, varsaydığım gibi Rumeli'den, evlerinden ayrılışı, vedalarını anlatıyorsa izlemek gerek ve evet iyi olsun kötü olsun (önyargısız kriterlerle) benim için ilk 3 Türk Dizisinden biridir.

Ben senin misafirin değildim..

pfkakrl

not: şarkıları eklemek için youtube'da arattığımda herbirinin de elveda rumeli'nde kullanıldığını gördüm, sevinir gibi oldum.

Bitola, Moj Roden Kraj
jarnana
Mavrovadan aldım sümbül


[bu blogda yer alan yazılar atıfda bulunulması kaydıyla alıntılanabilir ve yeniden yayımlanabilir.]

Saturday, 26 February 2011

Hamza'nın Düğünü / Sürgün'ün hayali

aptal bir hayaldi, ama benimdi. en güzel ile, güzellik ile bir düğün, düğünde kardeşimle ve "eş"imle harmandalı vurmak/oynamak. hayal idi, hayal olarak kaldı ve kalacak. belki birgün kardeşimin düğününde oynarız.

ve ben hala bilmiyorum harmandalı oynamayı..

Thursday, 24 February 2011

Sürgün Güncesi

Sürgün yurduna dönene dek hep yollardadir. Bir yerde kalsa, yerleşik yaşama geçse bile.

Thursday, 11 November 2010

Çınarlı'da yaşananlar?

Halkapınar/izmir'de bir duvara yazılmıştı.

"Bizim Çınarlıda yaşadıklarımızın hayalini bile kuramazsınız Yunus Murat Hüseyin Okan Kadir Engin"

Ne yaşadılar acaba 6 Erkek, Çınarlı'da.  yok yok homofobik olduğumdan değil, merak ettiğimden soruyorum.

Tuesday, 12 October 2010

Gar Alsancak Nazi isgali altinda

Bir belgesel cekimi icin Gar sekil degistirdi. Hic sevmedim.
Published with Blogger-droid v1.6.3
Web Statistics